Dünya klasikleri...
Edebiyat dünyasının hiç eskimeyecek eserleri arasında yer alan Gorki'nin çalışmaları Bombastik farkıyla adresinize geliyor!
Gorki'nin 4 dev eseri Ana, Benim Üniversitelerim, Çocukluğum ve Ekmeğimi Kazanırken kitaplarından oluşan set (Bordo - Siyah Yayınları) tüm Türkiye'ye kargo imkanıyla 25 TL yerine 12,50 TL!
ANA
İlk kez 1907'de yayımlanan Ana, 1905 Rus Devrimi'nin eşiğindeki Rusya'nın genel bir panoramasını yansıtır. Romanın kahramanı ana Pelagiya Nilovna, oğlunun siyasal bir militan olduğu gerekçesiyle tutuklanmasının ardından, kendisini sosyalizme adar. Gorki, roman kahramanını gerçek bir kişiden, bir gösteri sırasında oğlunun tutuklanmasının ardından bütün Rusya'yı dolaşarak devrimci broşürler dağıtan Anna Zalomova'dan esinlenerek yaratmıştır. Ana, daha sonra Bertolt Brecht tarafından tiyatroya da uyarlanmıştır. Ana: Direnmenin yüreği
BENİM ÜNİVERSİTELERİM
Benim Üniversitelerim, Gorki'nin Çocukluğum ve Ekmeğimi Kazanırken'den sonra hayatını anlattığı dizinin son kitabıdır. Bir arkadaşının ısrarı ve kendi okuma azmiyle Kazan şehrine giden Gorki, okuma amacını gerçekleştiremeyerek çalışma hayatına geri döner. Anneannesini de kaybeden ve tamamen yalnız kalan Gorki, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenirken, bir taraftan da hayat üniversitesinde pişmeye devam eder. Bir yandan ekmeğini kazanan Gorki, diğer yandan da yeni insanlarla tanışıp okumaya, tartışmaya, siyasi düşüncelerini geliştirmeye başlar. Yaşamının o dönemini, işçileri ve köylüleri yalın ve içten diliyle anlatan Gorki, Çarlık Rusya'sının bir fotoğrafını sunarak dünya edebiyatının bugün dahi okunan yazarları arasına girmeyi hak etmiştir...
ÇOCUKLUĞUM
Yedi yıllık siyasi sürgünden dönen Gorki, 1913 yılında, 1923'te Benim Üniversitelerim'le bitecek üçlemesinin ilki olan Çocukluğum'u kaleme alır. Anlattıklarının kendisine değil, geçmişte ve yaşadığı günlerdeki sıradan Rus halkının hayatına ait korkunç izlenimlerin kasvetli çerçevesinden ibaret olduğunu söyleyen Gorki, hayatının ayrıntılarına, tesadüflerine; tarihinin en büyük dönüşümüne doğru evrilen Rusya'nın gerçekliğini yansıtan temsili bir güç kazandırır.
EKMEĞİMİ KAZANIRKEN
Gorki'nin ayrılmaz bir bütün oluşturan üç özyaşamöyküsü romanı, yazarın çocukluk ve gençlik yıllama olduğu kadar 19. yüzyılın bitiminde Rus küçük burjuva katmanlarının hayatına da alabildiğine nesnel bir ayna tutar. Büyük kentlerin uzağında, dünyaları küçük, hayata yönelik talepleri ve ihtiyaçları sınırlı, basit, dini inanç ile batıl inancın karışımından oluşmuş bir tutuculuğun zemininde ayakta durmak için çalışan bu insanların arasında varolma ve oradan çıkışın öyküsü, Gorki üçlemesinin de kaynağını oluşturur. Ekmeğimi Kazanırken, yazarın henüz bir çocukken dış dünyayı tanımaya ve hayata çok zor şartlarda tutunmaya çalışan insanların mücadelelerine tanık olma sürecini anlatır. Yazarın, ninesinin koruyuculuğu ile dış dünyanın acımasızlığı arasında gidip geldiği bu yıllarda, hayatının ikinci bir sığmağı da uzak akrabalarından bir mimarın yanıdır. Ekmeğimi Kazanırken: Toplumsal çevrenin dar dünyasından çıkış arayışı.
Maksim Gorki (Aleksey Maksimoviç Peşkov)
Gorki, nakliyecilik yapan babasını 5 yaşındayken kaybeder ve annesi yeniden evlenince doğum yeri olan Novgorod'a döner. 11 yaşında tamamen öksüz kalır, anneannesi ve büyük babası tarafından Astrahan'da büyütülür. Masalları ile büyüdüğü anneannesinin üzerinde büyük etkisi vardır. Gorki yalnızca birkaç ay okula gidebilir. 8 yaşında çalışmaya başlar, bu sayede Rus işçi sınıfının yaşamını yakından tanır. Bir gemide bulaşıkçılık yaparken okuma merakı sarar. İlk gençlik yıllarını Kazan'da geçiren Gorki, Aralık 1887'de intihar girişiminde bulunur. Sonraki 5 yıl boyunca değişik işlerde çalışarak, daha sonra yazılarında kullanacağı pek çok izlenimi edindiği büyük Rusya turuna çıkar. Gorki'nin daha sonra eserlerinde görülen güçlü betimlemeler ne kadar keskin bir gözlemci olduğunu gösterecektir.
1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti.
Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.
Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar.
Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiç bir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.
-- Delivered by Feed43 service

